Barla Lâhikası - Fihrist
- BARLA LAHİKASI
- TAKDİM
- Yedinci Risale olan Yedinci Mes'ele
- Mukaddeme
- Yirmiyedinci Mektub ve Zeyilleri
- YİRMİYEDİNCİ MEKTUB'UN ZEYLİ VE İKİNCİ KISMI
- İKİNCİ ZEYL
- YİRMİYEDİNCİ MEKTUB'UN ÜÇÜNCÜ ZEYLİ
- YİRMİYEDİNCİ MEKTUB'UN ÜÇÜNCÜ KISMI VE ÜÇÜNCÜ ZEYLİN NİHAYETİDİR
- MEKTUBAT'IN ÜÇÜNCÜ KISMI
- Kastamonu ve Emirdağı hayatında iken yazılan ve elyazma nüshalarda dercedilen mektublardır.
Barla Lâhikası - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Barla Lâhikası - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
Cenab-ı Hak emsal-i kesîresiyle, hayırlısıyla cümlemizi müşerref buyursun, âmîn!
Hâtem-i İ'caz, hizmet-i Kur'an'daki kıymetdar kardeşlerimi tanıttırdı. Ve şu güzel nurlu beyti hatırlattı:
Âyinedir bu âlem, her şey Hak ile kaim,
Mir'at-ı Muhammed'den, Allah görünür daim.
{(Haşiye): Latif bir tevafuktur ki, birinci Hulusi ile ikinci Hulusi ünvanını alan Sabri Efendi, buradaki -birbirinden çok uzak oldukları halde- aynı fıkrayı mektublarında bana karşı yazıyorlar.}
Ve şu fıkrayı söylettirdi:
Âyinedir bu hâtem, herkes sıdk ile hâdim,
Mir'at-ı Üstaddan, Kur'an'dır görünen daim.
Allah-u Zülcelal cümlesinden razı olsun. Bu mübarek mir'atın boş köşesine, bu beyit ile imzamın konulmasını tasvib-i ârifanelerine arzederim.
Hulusi
* * *
(Binbaşı Âsım Bey'in Risalet-ün Nur Sözleri hakkında temsil ettiği bir fıkradır)
Münezzehtir şuunattan, hep ilham-ı İlahîdir,
Okurken nur alır vicdan, sütûr-u bîtenahîdir,
Riyadan, kibirden, her meâsîden münezzehtir,
Kelâm-ı Lâyezalî'den gelen, bir nur-u müferrihtir.
Nasıl bir vecd içinde anladım bilsen, bu âsârı,
Bu, âyetler gibi nuranî ve lahutî bu efkârı,
Meâsir mi eser mi müncelî yoksa müesser mi?
İlahî bir "sürâ"dan berk uran, hayretfeza sır mı?
Anılmaz, anlatılmaz, sırr-ı vahdetten haberlerdir.
Sen ey gafil beşer bil nefsini, gör ki, ne şeylerdir.
Bütün kevn vâlih ü hayran düşündükçe ser-encamın
Kerim hayretle, hürmetle anar namın, büyük namın.
Âsım
* * *
Hâtem-i İ'caz, hizmet-i Kur'an'daki kıymetdar kardeşlerimi tanıttırdı. Ve şu güzel nurlu beyti hatırlattı:
Âyinedir bu âlem, her şey Hak ile kaim,
Mir'at-ı Muhammed'den, Allah görünür daim.
{(Haşiye): Latif bir tevafuktur ki, birinci Hulusi ile ikinci Hulusi ünvanını alan Sabri Efendi, buradaki -birbirinden çok uzak oldukları halde- aynı fıkrayı mektublarında bana karşı yazıyorlar.}
Ve şu fıkrayı söylettirdi:
Âyinedir bu hâtem, herkes sıdk ile hâdim,
Mir'at-ı Üstaddan, Kur'an'dır görünen daim.
Allah-u Zülcelal cümlesinden razı olsun. Bu mübarek mir'atın boş köşesine, bu beyit ile imzamın konulmasını tasvib-i ârifanelerine arzederim.
Hulusi
(Binbaşı Âsım Bey'in Risalet-ün Nur Sözleri hakkında temsil ettiği bir fıkradır)
Münezzehtir şuunattan, hep ilham-ı İlahîdir,
Okurken nur alır vicdan, sütûr-u bîtenahîdir,
Riyadan, kibirden, her meâsîden münezzehtir,
Kelâm-ı Lâyezalî'den gelen, bir nur-u müferrihtir.
Nasıl bir vecd içinde anladım bilsen, bu âsârı,
Bu, âyetler gibi nuranî ve lahutî bu efkârı,
Meâsir mi eser mi müncelî yoksa müesser mi?
İlahî bir "sürâ"dan berk uran, hayretfeza sır mı?
Anılmaz, anlatılmaz, sırr-ı vahdetten haberlerdir.
Sen ey gafil beşer bil nefsini, gör ki, ne şeylerdir.
Bütün kevn vâlih ü hayran düşündükçe ser-encamın
Kerim hayretle, hürmetle anar namın, büyük namın.
Âsım
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi