Barla Lâhikası - Fihrist
- BARLA LAHİKASI
- TAKDİM
- Yedinci Risale olan Yedinci Mes'ele
- Mukaddeme
- Yirmiyedinci Mektub ve Zeyilleri
- YİRMİYEDİNCİ MEKTUB'UN ZEYLİ VE İKİNCİ KISMI
- İKİNCİ ZEYL
- YİRMİYEDİNCİ MEKTUB'UN ÜÇÜNCÜ ZEYLİ
- YİRMİYEDİNCİ MEKTUB'UN ÜÇÜNCÜ KISMI VE ÜÇÜNCÜ ZEYLİN NİHAYETİDİR
- MEKTUBAT'IN ÜÇÜNCÜ KISMI
- Kastamonu ve Emirdağı hayatında iken yazılan ve elyazma nüshalarda dercedilen mektublardır.
Barla Lâhikası - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Barla Lâhikası - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
Hazret-i Zât-ı Ahmediye Aleyhissalâtü Vesselâm'ın zuhuru zamanında,
وَاِذَا الْكَوَاكِبُ انْتَثَرَتْ
âyetinin bir nümunesini gösterir bir tarzda, recm-i şeyatîne alâmet olan yıldızların düşmesi kesretle vuku bulmuştur. Ehl-i tahkikin nazarında; o zaman vahy zamanı geldiğinden, vahye şübhe gelmemek için, kâhinler gibi, gaybî ve cinler vasıtasıyla semavî haberlerine karışanlara sed çekmeye alâmet ve işaret olmakla beraber, Zât-ı Ahmediye Aleyhissalâtü Vesselâm cinn ve inse meb'us olarak teşrifine semavat ehlince bir şenlik, bir bayram gibi bir alâmet-i sürur olduğunu, ehl-i keşf ü hakikat hükmetmişlerdir. Hem o meb'us zât, ehl-i küfür ve dalalet için bir nîran-ı muhrika ve ehl-i hidayet için envâr-ı müşrika menba'ı olduğuna, gaybî ve semavî bir işarettir.
Şimdi şu Cemaziye-l âhirde emsali görülmemiş bir tarzda, gece saat dörtte başlayıp, beş ve beş buçuğa kadar devam eden yıldızların düşmesi, ehemmiyetli bir hâdise-i semaviyedir. Semavatın hâdisatı zeminimize baktığı cihetle, herhalde o hâdisatın dahi küre-i arzda bir eseri olacaktır. Cenab-ı Hakk'ın rahmetine sığınmalıyız ki, nîran-ı muhrika yapmasın, envâr-ı müşrikaya çevirsin.
Evet nasılki Kur'an-ı Hakîm'in surelerinde, âyetler birbirine bakar, işaret ederler. Öyle de, Cenab-ı Hakk'ın bir Kur'an-ı Kebir'i olan şu kâinatın ulvî, süflî sureleri dahi birbirine bakar, birbirinin nüktelerini izhar eder. Sema suresinde bizim gibi Lafz-ı Celali yalnız kırmızı yazmak değil, belki nur yaldızıyla Lafza-i Celal gibi yazılan yıldızlar ve o yıldızlardan fışkıran nuranî noktalar, elbette bir işaret fişekleri hükmünde, birer sırrı ilân ettiğini, o mu'ciznüma semavî suresinin şanındandır. Kendimizce bir fâl-i hayr addetmeliyiz.
Sâniyen:
Size semavatın kırmızı yıldızlarını andıran, Kur'andaki İsm-i Celal'in ikibin sekizyüz altı (2806) defa tekerrürü, Kur'an semasını o nuranî yıldızlarla zînetlendirmiş ve o adedlerin sahifeler, yapraklar, sureler itibariyle birbirine manidar münasebat-ı tevafukiyeleri, daha ziyade letafetini, zînetini güzelleştirmiş.
Bu defa size kendi nüsha-i Kur'aniyemi gönderiyorum. Bu nüshamda size gönderilen listeye göre işaretler koydum. İsm-i Celal ve İsm-i Rabb'e ayrı ayrı işaret vaz'edildi.
وَاِذَا الْكَوَاكِبُ انْتَثَرَتْ
âyetinin bir nümunesini gösterir bir tarzda, recm-i şeyatîne alâmet olan yıldızların düşmesi kesretle vuku bulmuştur. Ehl-i tahkikin nazarında; o zaman vahy zamanı geldiğinden, vahye şübhe gelmemek için, kâhinler gibi, gaybî ve cinler vasıtasıyla semavî haberlerine karışanlara sed çekmeye alâmet ve işaret olmakla beraber, Zât-ı Ahmediye Aleyhissalâtü Vesselâm cinn ve inse meb'us olarak teşrifine semavat ehlince bir şenlik, bir bayram gibi bir alâmet-i sürur olduğunu, ehl-i keşf ü hakikat hükmetmişlerdir. Hem o meb'us zât, ehl-i küfür ve dalalet için bir nîran-ı muhrika ve ehl-i hidayet için envâr-ı müşrika menba'ı olduğuna, gaybî ve semavî bir işarettir.
Şimdi şu Cemaziye-l âhirde emsali görülmemiş bir tarzda, gece saat dörtte başlayıp, beş ve beş buçuğa kadar devam eden yıldızların düşmesi, ehemmiyetli bir hâdise-i semaviyedir. Semavatın hâdisatı zeminimize baktığı cihetle, herhalde o hâdisatın dahi küre-i arzda bir eseri olacaktır. Cenab-ı Hakk'ın rahmetine sığınmalıyız ki, nîran-ı muhrika yapmasın, envâr-ı müşrikaya çevirsin.
Evet nasılki Kur'an-ı Hakîm'in surelerinde, âyetler birbirine bakar, işaret ederler. Öyle de, Cenab-ı Hakk'ın bir Kur'an-ı Kebir'i olan şu kâinatın ulvî, süflî sureleri dahi birbirine bakar, birbirinin nüktelerini izhar eder. Sema suresinde bizim gibi Lafz-ı Celali yalnız kırmızı yazmak değil, belki nur yaldızıyla Lafza-i Celal gibi yazılan yıldızlar ve o yıldızlardan fışkıran nuranî noktalar, elbette bir işaret fişekleri hükmünde, birer sırrı ilân ettiğini, o mu'ciznüma semavî suresinin şanındandır. Kendimizce bir fâl-i hayr addetmeliyiz.
Sâniyen:
Size semavatın kırmızı yıldızlarını andıran, Kur'andaki İsm-i Celal'in ikibin sekizyüz altı (2806) defa tekerrürü, Kur'an semasını o nuranî yıldızlarla zînetlendirmiş ve o adedlerin sahifeler, yapraklar, sureler itibariyle birbirine manidar münasebat-ı tevafukiyeleri, daha ziyade letafetini, zînetini güzelleştirmiş.
Bu defa size kendi nüsha-i Kur'aniyemi gönderiyorum. Bu nüshamda size gönderilen listeye göre işaretler koydum. İsm-i Celal ve İsm-i Rabb'e ayrı ayrı işaret vaz'edildi.
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi