Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Barla Lâhikası
    Barla Lâhikası - Fihrist
    • BARLA LAHİKASI
    • TAKDİM
    • Yedinci Risale olan Yedinci Mes'ele
    • Mukaddeme
    • Yirmiyedinci Mektub ve Zeyilleri
    • YİRMİYEDİNCİ MEKTUB'UN ZEYLİ VE İKİNCİ KISMI
    • İKİNCİ ZEYL
    • YİRMİYEDİNCİ MEKTUB'UN ÜÇÜNCÜ ZEYLİ
    • YİRMİYEDİNCİ MEKTUB'UN ÜÇÜNCÜ KISMI VE ÜÇÜNCÜ ZEYLİN NİHAYETİDİR
    • MEKTUBAT'IN ÜÇÜNCÜ KISMI
    • Kastamonu ve Emirdağı hayatında iken yazılan ve elyazma nüshalarda dercedilen mektublardır.
    Barla Lâhikası - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Barla Lâhikası - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    (Hâfız Ali'nin bir fıkrasıdır ki küçük bir mes'elede, "Gücendin mi?" diye istifsar münasebetiyle yazılmıştır)

    Eyyühe-l Üstad-ül Muhterem!

    Hayatımın her safhasından kıymetli ve o hayatı, pervane-misal, bir emrinin infazına ateşte yakmağa her an hazır olduğum kıymetli Üstadım!

    Evet değil böyle hakikat uğrunda, hattâ bir kıymetli hediyeyi ihsan eden Padişah-ı Zîşan için, o hediyeyi sarfetmekte tereddüd edilmez. Öyle de Üstadım, bize emanet olarak ve ne zaman alınacağı meçhul olan hayatın ve her zaman emrine âmâde ve hazır olduğum Cenab-ı Mün'im'in, o emanet üzerine ne gibi emri vaki' olsa, inşâallah bilâ-tereddüd emanetini iadeye hazırız. Madem siz, o Padişah-ı Bîzeval'in kurbiyet-i İlahiyesinde, aynı emrini tebliğe memur bulunuyorsunuz; öyle ise, hem mübarek sözünüz hak ve aynı rahmettir.

    Hem Efendim bahçıvan-misal fidanları büyütmek üzere, hayvanat-ı muzırranın taarruzundan bir an evvel kurtarmak için, aşağı dallar kesilir ki; tâ yükselsin. O fidanların hiçbir cihetle hakları yoktur ki, "Bizi tımar eden ve hayatımıza sebeb olan, bizi bazan rencide ediyor" diyemezler. Zira hal-i asılları ile kalsaydılar, bir muzır hayvan dahi koparacaktı ve topraktaki kökü de tefessüh edecekti, yok olacaktı.

    Evet Üstadım, mübalağasız, pür-kusurlukta mislim olmadığını nefsime bile bazan kabul ettirdiğim yalnız pür-zünub talebenizi; dizlerime değil, belime değil, boğaz çukuruma değil, belki de boyumdan aşan ve belki dâhilimin de siyah çamurlara mezcolduğu ve tefessüh etmeye başladığı bir zamanda Hızır gibi yetişip ve misl-i Lokman, Kur'an-ı Hakîm'in şifahanesinden lemaan eden mualecelerle, tedaviye başladınız. Hayat ismine lâyık bir hayat bahşına vesilesiniz. O hayatı ihsan edene ve vesile olan uğruna, o hayatı ifna etmemek

    {(Haşiye): Benim bedelime şehid olacağını hissetmiş. Kuvvet-i ihlasının kerameti olarak haber veriyor. Haber verdiği gibi şehid oldu. Said Nursî}

    kâr-ı akıl değildir.

     /  
    384
    Kitap Ekle