ve dindar da olsa, zamanın emansız hükûmet adamları kendisinin peşini asla bırakmıyacaklar ve C.H.P altı okçu iktidarı kendisini adım-adım ta’kib ettireceklerdir. Hele memleketine, şark’a gitmeyi asla hazmedip kabul etmiyeceklerdir.

Evet, Hazret-i Üstâd, onların bunu yapacaklarını çok amma çok iyi biliyordu: Çünki tinetleri ve rejimleri öyle idi, öyle icab ediyordu. Dine düşman olan siyasetleri de bunu öyle iktiza ettiriyordu. Onun için Hazret-i Üstâd, çıkan o af kanununa karşı vaziyetini hiç bozmamıştı. Herhangi bir tevessülde de bulunmadı. Nitekim şu Afyon hapsinden Mazlum olarak hapsini bekleyip- çıktıktan sonra, ona karşı takınılan tavır, Üstâd’ın o tavrını haklı çıkarmıştı. Yoksa ne içindi o yeniden tarassutlar ve yeniden kontrol ve bu yeniden kanunsuz polis gözetimi?..

AFYON’DA YETMİş İKİ GÜN

Hazret-i Üstâd Bediüzzaman çok işkenceli, tecridli ve her gün bir çok keyfî ve kanunsuz muamelelerle karşı karşıya bulunduğu Afyon hapis müddetinin yirmi aylık çilesini bitirip çıkmıştı. Çıkmıştı sözde amma, bu defa Afyon vilâyetinde keyfî ve kanunsuz tarzda ve tekrar yeni bir mecburî iskân şeklinde Ankara’dan gelen emir çerçevesinde, Afyon’da yetmiş iki gün sımsıkı bir polis kontrolünde durduruldu.

Bu yetmiş iki gün de bitti. Ankara’dan, belki de gizli oturumlu bakanlar kurulundan bir emir geldi. Yine eskiden olduğu gibi, polislerin refakatinde Emirdağ’ına götürülecek ve orada eskisi gibi sımsıkı gözetim altında kontrola tabi tutulacaktı.

Üstâd’ın Büyük Tarihçe-i Hayatının verdiği malûmata göre(157), Afyon’da Üstâd’ın bırakıldığı evinin kapısında üç polis geceli gündüzlü, hiç ayrılmamak üzere beklettirilmiş.. Hapisten çıktığı için gelip halini sormak isteyen ve geçmiş olsun demeye gelenler rahatsız edilmiş, çoğu zaman da men’ edilmişti. Adeta hapisten çıktığına pişman ettirilmişti. Zulmen kimseyle görüştürmeme ve konuşturmama plânı çok haşin ve vahşî şekilde uygulanmıştı.

AFYON’DAKİ YETMİş İKİ GÜNLÜK HAYATINA AİT BİR HATIRA

Üstâd’ın Afyon’da kalmış olduğu evin kapı komşusu olan Hallaç Hilmî Pancaroğlu şöyle diyor:

“Bediüzzaman’ı Afyon’da iki ay kadar kaldığı dükkânımın yanındaki evde tanıyıp ziyaret ettim. Zübeyr Gündüzalp ve Hüsrev Altınbaşak onun hizmetinde idiler. Büyük bir din âlimi olmasına rağmen, sabahtan akşama kadar polisler kapısında bekler, eve girip çıkanları tesbit ediyorlardı.

(156) 5.7.1947’den, 14.1.1949’a kadar ıçişleri Bakanı Erzurumlu M.Hüsrev GÖLE’dir. A.B.

(157) Târihçe-i Hayat, s: 450.