Mufassal Tarihçe 1 - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Mufassal Tarihçe 1 - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
4- “Hem mahkemede Denizli Ehl-i vukûfu, bazı şakirdlerin bu i’tikadlarına göre, bana karşı demişler ki: “Eğer Mehdilik da’vâ etse, bütün şâkirdleri kabul edecekler. Ben de onlara demişim: “Ben kendimi Seyyid bilemiyorum. Bu zamanda nesiller bilinmiyor. Halbuki Âhirzamanın o büyük şahsı Âl-i Beyt’ten olacaktır. Gerçi manen ben Hazret-i Âli’nin (R.A.) bir veled-i manevîsi hükmünde ondan hakikat dersini aldım. Ve Âl-i Muhammed (A.M.) bir ma’nada hakikî Nûr şâkirdlerine şâmil olmasından, Ben de Âl-i Beyt’ten sayılabilirim. “(4)
5- Emirdağ-1. Sh. 55-56’da “... Ezcümle: “Hazret-i Hasan Radıyallahü Anhunun altı aylık hilâfetiyle beraber Risale-i Nûr’un “Cevşen-ül Kebir”den ve “Celcelutiye”den aldığı bir kuvvet ve feyizle, vazife-i hilafetin en ehemmiyetlisi olan neşr-i hakâik-ı îmâniye noktasından Hazret-i Hasan Radiyallahü Anhunun kısacık müddetini uzun bir zamana çevirerek tam beşinci halife nazariyle bakabiliriz. Çünki adalet-i hakikiye ile bu asırda insanları mes’ud edebilir bir istidatta bulunan Risale-i Nûr’dur ve onun şahs-ı manevisi, Hazret-i Hasan Radiyallahû Anhu’nun bir muavini, bir mütemmimi, bir manevî veledi hükmündedir : “
6- Emirdağ -1, Sh 71’de “...Hatta ben fakir ve muhtaç olduğum ve zâhid ve sofi ve riyazetçi olmadığım ve büyük bir şeref ve haysiyet ve hanedanlık şan ve şerefinden hissedar olmadığım halde..: “
Ve daha bu maddeler gibi Risale-i Nûrlarda, Üstâd Hazretleri’nin kendisinin maddî, belli bir silsileye bağlı ve asaletli bir hanedanlığı, bir siyâdetinin olmadığını gösteren beyânları daha vardır. Fakat bunlar, maksadı anlatmak için yeterlidir.
şimdi Nûr talebelerinin Üstâd Bediüzzaman hakkındaki kanaatlerini gösteren yazılı birkaç maddeyi kaydedelim:
1- “Denizli kahramanı” diye Üstâd’ın iltifatına mazhar olmuş ve Risale-i Nûr’un şanı hakkında yazdığı medhiye ve şiirlerine “şehname” diye Üstâd’ın takdirine nail olmuş âşık ve velî, aynı zamanda ehl-i tahkik insan merhûm şehid Hasan Feyzi Efendi bir medhiyesinde şöyle der:
5- Emirdağ-1. Sh. 55-56’da “... Ezcümle: “Hazret-i Hasan Radıyallahü Anhunun altı aylık hilâfetiyle beraber Risale-i Nûr’un “Cevşen-ül Kebir”den ve “Celcelutiye”den aldığı bir kuvvet ve feyizle, vazife-i hilafetin en ehemmiyetlisi olan neşr-i hakâik-ı îmâniye noktasından Hazret-i Hasan Radiyallahü Anhunun kısacık müddetini uzun bir zamana çevirerek tam beşinci halife nazariyle bakabiliriz. Çünki adalet-i hakikiye ile bu asırda insanları mes’ud edebilir bir istidatta bulunan Risale-i Nûr’dur ve onun şahs-ı manevisi, Hazret-i Hasan Radiyallahû Anhu’nun bir muavini, bir mütemmimi, bir manevî veledi hükmündedir : “
6- Emirdağ -1, Sh 71’de “...Hatta ben fakir ve muhtaç olduğum ve zâhid ve sofi ve riyazetçi olmadığım ve büyük bir şeref ve haysiyet ve hanedanlık şan ve şerefinden hissedar olmadığım halde..: “
Ve daha bu maddeler gibi Risale-i Nûrlarda, Üstâd Hazretleri’nin kendisinin maddî, belli bir silsileye bağlı ve asaletli bir hanedanlığı, bir siyâdetinin olmadığını gösteren beyânları daha vardır. Fakat bunlar, maksadı anlatmak için yeterlidir.
şimdi Nûr talebelerinin Üstâd Bediüzzaman hakkındaki kanaatlerini gösteren yazılı birkaç maddeyi kaydedelim:
1- “Denizli kahramanı” diye Üstâd’ın iltifatına mazhar olmuş ve Risale-i Nûr’un şanı hakkında yazdığı medhiye ve şiirlerine “şehname” diye Üstâd’ın takdirine nail olmuş âşık ve velî, aynı zamanda ehl-i tahkik insan merhûm şehid Hasan Feyzi Efendi bir medhiyesinde şöyle der:
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi