Mesnevî-i Nurîye(Bd.) - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Mesnevî-i Nurîye(Bd.) - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
maddenin acin ve hamuruyla, herşeyin aslı bitişik ve beraber iken; seyyarat güneşleriyle birlikte o maddeden ayrılıp fasledilmiştir diye fehmeder. Bu safhanın delil ve alâmeti de şu hadîs-i şeriftir:
...
اَوَّلُ مَا خَلَقَ اللّٰهُ نُورِي الخ
Yani, Cenab-ı Hak herşeyden evvel benim nurumu halketti ilh…
Hem meselâ
اَفَعَيِينَا بِالْخَلْقِ الْاَوَّلِ بَلْ هُمْ فِي لَبْسٍ مِنْ
خَلْقٍ جَدِيدٍ
âyetinin en evvel nazara takdim edilen safhası budur; Yani en acib ve gözle görünen ilk yaradılışlarını kendileri dahi ikrar ederlerken; halbuki halk-ı evvelden çok kolay ve ehven olan halk-ı cedidi akıldan uzak görmeleri akılsızlıktır. Zira, halk-ı cedid, halk-ı evvelin misal-i sebakıdır.
Ve işte, bu sahifenin arkasında da neşrin kemal-i sühuletine nurlu bir bürhan vardır.
Ey haşri inkâr eden mülhidler! Ömrünüzde defalarca haşir ve neşroluyorsunuz. Belki her bir sene-i ömrünüzde, hattâ her bir gününde bu cismi, sabah ve akşam elbiseniz gibi giyip çıkartmaktasınız. Bu cisminiz, üstünüzde libasınız
Bunun izahı, ilk matbu’ İşarat-ül İ’caz’ın 43. sahifesindedir. –Müellif–
gibi her zaman tazelenmektedir.
***
اِعْلَمْ
Ey kardeş bil ki, belahet-i nefsiyenin en acibi budur ki; kendisinde bir Rabb-i Muhtar-ı Hakîm’in masnu’iyet ve memlûkiyet ve terbiye eserini gördüğü halde, sonra kendisine emsal olan sair enva’ ve ecnas ve efradlara baktığında, külliyet-i kaidenin sırrı, feyzin şümûlü ve bir nevi icma’ ve tasdik-i fiilinin cezbi ve celbi tezahür etmekle; nefis
____________________________________
...
اَوَّلُ مَا خَلَقَ اللّٰهُ نُورِي الخ
Yani, Cenab-ı Hak herşeyden evvel benim nurumu halketti ilh…
Hem meselâ
اَفَعَيِينَا بِالْخَلْقِ الْاَوَّلِ بَلْ هُمْ فِي لَبْسٍ مِنْ
خَلْقٍ جَدِيدٍ
âyetinin en evvel nazara takdim edilen safhası budur; Yani en acib ve gözle görünen ilk yaradılışlarını kendileri dahi ikrar ederlerken; halbuki halk-ı evvelden çok kolay ve ehven olan halk-ı cedidi akıldan uzak görmeleri akılsızlıktır. Zira, halk-ı cedid, halk-ı evvelin misal-i sebakıdır.
Ve işte, bu sahifenin arkasında da neşrin kemal-i sühuletine nurlu bir bürhan vardır.
Ey haşri inkâr eden mülhidler! Ömrünüzde defalarca haşir ve neşroluyorsunuz. Belki her bir sene-i ömrünüzde, hattâ her bir gününde bu cismi, sabah ve akşam elbiseniz gibi giyip çıkartmaktasınız. Bu cisminiz, üstünüzde libasınız
Bunun izahı, ilk matbu’ İşarat-ül İ’caz’ın 43. sahifesindedir. –Müellif–
gibi her zaman tazelenmektedir.
اِعْلَمْ
Ey kardeş bil ki, belahet-i nefsiyenin en acibi budur ki; kendisinde bir Rabb-i Muhtar-ı Hakîm’in masnu’iyet ve memlûkiyet ve terbiye eserini gördüğü halde, sonra kendisine emsal olan sair enva’ ve ecnas ve efradlara baktığında, külliyet-i kaidenin sırrı, feyzin şümûlü ve bir nevi icma’ ve tasdik-i fiilinin cezbi ve celbi tezahür etmekle; nefis
____________________________________
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi