ZEYL-ÜL KATRE
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَ الصَّلَاةُ وَ السَّلَامُ
عَلَي سَيِّدِنَ مُحَمَّدٍ وَ عَلَي آلِهِ وَ صَحْبِهِ اَجْمَعِينِ
REMZ
اِعْلَمْ
Ey kardeş bil ki! Vaktin evvelinde namaza durup, hayalen Kâ’be’ye nazar etmek, namaz için mendubdur ki; musallî olan zat, Beytullah’ın etrafında merkezde ittihad etmiş safları mütedahil daireler gibi görsün. Yani Beyt’e en yakın olan saf, onu ihata ettiği gibi, en uzak safıda da âlem-i İslâmı ihata ettiğini görsün ve o da, o safların teşkil ettiği hatlara girmeye ve o manevî iple bağlanmaya iştiyak göstersin. Ve böyle bir musallî o cemaat-i uzma içine girmekle, o manevî iple bağlandıktan sonra; o cemaat-i uzmanın icma’ ve tevatürleri, o adam için; namazın tazammun ettiği bütün hüküm ve davalara birer hüccet ve birer kat’î bürhan hükmüne geçerler.
Evet meselâ musallî namazda
اَلْحَمْدُ
dediği vakit, sanki küre-i arz mescidinde cemaat olmuş olan bütün mü’minlerin hepsi birden, “Evet doğru söyledin” diye onu tasdik ediyorlar. İşte bu vaziyette evhamın tekzibleri, şeyatînin vesveseleri eriyip dağılırlar.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَ الصَّلَاةُ وَ السَّلَامُ
عَلَي سَيِّدِنَ مُحَمَّدٍ وَ عَلَي آلِهِ وَ صَحْبِهِ اَجْمَعِينِ
REMZ
اِعْلَمْ
Ey kardeş bil ki! Vaktin evvelinde namaza durup, hayalen Kâ’be’ye nazar etmek, namaz için mendubdur ki; musallî olan zat, Beytullah’ın etrafında merkezde ittihad etmiş safları mütedahil daireler gibi görsün. Yani Beyt’e en yakın olan saf, onu ihata ettiği gibi, en uzak safıda da âlem-i İslâmı ihata ettiğini görsün ve o da, o safların teşkil ettiği hatlara girmeye ve o manevî iple bağlanmaya iştiyak göstersin. Ve böyle bir musallî o cemaat-i uzma içine girmekle, o manevî iple bağlandıktan sonra; o cemaat-i uzmanın icma’ ve tevatürleri, o adam için; namazın tazammun ettiği bütün hüküm ve davalara birer hüccet ve birer kat’î bürhan hükmüne geçerler.
Evet meselâ musallî namazda
اَلْحَمْدُ
dediği vakit, sanki küre-i arz mescidinde cemaat olmuş olan bütün mü’minlerin hepsi birden, “Evet doğru söyledin” diye onu tasdik ediyorlar. İşte bu vaziyette evhamın tekzibleri, şeyatînin vesveseleri eriyip dağılırlar.