İşârat-ül İ'caz(Bd.) - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
İşârat-ül İ'caz(Bd.) - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
Amma
عَرَضَهُمْ
deki
همْ
ün mânâsı ise, erkek akıllılara dalalet etmektedir ki,
عَرَضَ
lafzının remzeylediği gibi; “Tağlibeyn”
{ Tağlibey’in Lugat manası: İki galibiyet kazandırma ise de, ıstılahî manası, iki ma’lum şeyden birisini öbürüne tercihan almak ve her ikisine müşakelet ve birbirine benzetmekten ihtiraz için, Tağlibi ıtlak eylemektir. (Ta’rifat-ı Seyyid Şerif s: 43) –Mütercim–}
nin, iki tağlib ve ya iki mecazın onda bulunmasıdır Yani: Molla Abdülmecidin tercümesine göre: [Müzekkerin müennese ve âkilin gayr-ı âkile tağlibiyle (galip getirilmesiyle) bu vaziyetin sair eşyaya da şamil olabileceğine îma etmektedir.] Zira
همْ
lafzının irsalli halinden, mânâsının mutlak ve serbest bırakılmasından; mevcûdat taifelerinin suretleri, âkıl erkek kabileleri olarak gözler önünde saf saf olup resm-i geçit gibi geçerek; ve yine dönüp temaşacılara geldiklerini tahayyül etmek mümkindir.
Amma
عَلَي الْمَلٰ ِكَةِ
deki
عَلَي
ise, imtihan muarazaları sırasında melaikelere ve Hz. Ademe arzedilmiş şeyler, levh-i mahfûz-u a’lada irtisam eden suretler olduğuna da îmadır.
تَمَّتْ بِوَفَءٍ موء لِّف
(TEMMET BİVEFAİN –MÜLELLİF–)
Yani: Kitab muhtasaran sona erdi.
–Müellif–
عَرَضَهُمْ
deki
همْ
ün mânâsı ise, erkek akıllılara dalalet etmektedir ki,
عَرَضَ
lafzının remzeylediği gibi; “Tağlibeyn”
{ Tağlibey’in Lugat manası: İki galibiyet kazandırma ise de, ıstılahî manası, iki ma’lum şeyden birisini öbürüne tercihan almak ve her ikisine müşakelet ve birbirine benzetmekten ihtiraz için, Tağlibi ıtlak eylemektir. (Ta’rifat-ı Seyyid Şerif s: 43) –Mütercim–}
nin, iki tağlib ve ya iki mecazın onda bulunmasıdır Yani: Molla Abdülmecidin tercümesine göre: [Müzekkerin müennese ve âkilin gayr-ı âkile tağlibiyle (galip getirilmesiyle) bu vaziyetin sair eşyaya da şamil olabileceğine îma etmektedir.] Zira
همْ
lafzının irsalli halinden, mânâsının mutlak ve serbest bırakılmasından; mevcûdat taifelerinin suretleri, âkıl erkek kabileleri olarak gözler önünde saf saf olup resm-i geçit gibi geçerek; ve yine dönüp temaşacılara geldiklerini tahayyül etmek mümkindir.
Amma
عَلَي الْمَلٰ ِكَةِ
deki
عَلَي
ise, imtihan muarazaları sırasında melaikelere ve Hz. Ademe arzedilmiş şeyler, levh-i mahfûz-u a’lada irtisam eden suretler olduğuna da îmadır.
تَمَّتْ بِوَفَءٍ موء لِّف
(TEMMET BİVEFAİN –MÜLELLİF–)
Yani: Kitab muhtasaran sona erdi.
–Müellif–
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi