Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
Âyet-ül Kübra
Âyet-ül Kübra - Fihrist
  • ÂYET-ÜL KÜBRA
  • Mühim bir ihtar ve bir ifade-i meram
  • Mukaddeme
  • Âyet-ül Kübra
    • 1.Mertebe@Evet bu
    • 2.Mertebe@Sonra, dünya
    • 3.Mertebe@Sonra o seyahat
    • 4.Mertebe@Sonra o mütefekkir
    • 5.Mertebe@Sonra dağlar
    • 6.Mertebe@Sonra, o yolcu
    • 7.Mertebe@Sonra, seyahat
    • 8.Mertebe@Sonra o mütefekkir
    • 9.Mertebe@Sonra imanın
    • 10.Mertebe@Sonra, imanın
    • 11.Mertebe@Sonra kema
    • 12-13.Mertebe@Sonra, pür
    • 14-15.Mertebe@Sonra âlem
    • 16.Mertebe@Sonra o dünya
    • 17.Mertebe@Sonra, bu
    • 18.Mertebe@Sonra, bir
    • 19.Mertebe@Sonra, dünyaya
  • İkinci Bâb
    • Birinci menzil@Beraber gittiler
      • Birinci Hakikat
      • İkinci Hakikat
      • Üçüncü Hakikat
      • Dördüncü Hakikat
    • Ef'a ve Âsâr menzili@Sonra o sük
      • Birincisi
      • İkinci Hakikat
      • Üçüncü Hakikat
        • Birinci Sır
        • İkinci Sır
      • Dördüncü Hakikat
      • Beşinci Hakikat
    • Üçüncü menzil@Sonra, o
      • Birinci Hakikat
      • İkinci Hakikat
      • Üçüncü Hakikat
      • Dördüncü Hakikat
    • SUAL - CEVAB
    • 23.Söz'ün 1.Mebhasının 4 noktası@İmanda
      • Birinci Nokta
      • İkinci Nokta
      • Üçüncü Nokta
      • Dördüncü Nokta
    • 32.Söz'den 2.Noktanın 2.Mebhası@Otuzikinci
    • TAKRİZ
    • Ceylan'ın müdafaasıdır
Âyet-ül Kübra - İşaretler

Henüz işaret eklenmedi

Âyet-ül Kübra - Notlar

Henüz not eklenmedi

  • Ara
  • Sayfaya git
  • Lügat göster/gizle
  • Kitap ekle
  • Kaydır
  • Fihrist
  • Geçmiş
  • Paylaş
  • Gece-Gündüz modu
  • Tefekkür aç/kapat
  • İşaretlerim
  • Notlarım
  • Toplama sistemi
  • Görüntülü sohbetler
  • Soru-cevaplar
  • Tarih dönüşümü
  • Yardım
  • Ayarlar
beliglerin ve dâhî âlimlerin onun hiçbir vech-i i'cazına karşı çıkamamaları ve âcizane sükût etmeleri; Kur'an mu'cize ve tâkat-ı beşerin fevkinde olduğuna bir imzadır.

Evet bir kelâm "Kimden gelmiş ve kime gelmiş ve ne için?" denilmesiyle kıymeti ve ulviyeti ve belâgatı tezahür etmesi noktasından, Kur'anın misli olamaz ve ona yetişilemez. Çünki Kur'an, bütün âlemlerin Rabbi ve Hâlıkının hitabı ve konuşması ve hiçbir cihette taklidi ve tasannuu ihsas edecek bir emare bulunmayan bir mükâlemesi ve bütün insanların belki bütün mahlukatın namına meb'us ve nev'-i beşerin en meşhur ve namdar muhatabı bulunan ve o muhatabın kuvvet ve vüs'at-i imanı, koca İslâmiyeti tereşşuh edip sahibini Kab-ı Kavseyn makamına çıkararak muhatab-ı Samedaniyeye mazhariyetle nüzul eden ve saadet-i dâreyne dair ve hilkat-i kâinatın neticelerine ve ondaki Rabbanî maksadlara ait mesaili ve o muhatabın bütün hakaik-i İslâmiyeyi taşıyan en yüksek ve en geniş olan imanını beyan ve izah eden ve koca kâinatın bir harita, bir saat, bir hane gibi her tarafını gösterip çevirip, onları yapan san'atkârı

 /  
219
Kitap Ekle