Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Âyet-ül Kübra
    Âyet-ül Kübra - Fihrist
    • ÂYET-ÜL KÜBRA
    • Mühim bir ihtar ve bir ifade-i meram
    • Mukaddeme
    • Âyet-ül Kübra
      • 1.Mertebe@Evet bu
      • 2.Mertebe@Sonra, dünya
      • 3.Mertebe@Sonra o seyahat
      • 4.Mertebe@Sonra o mütefekkir
      • 5.Mertebe@Sonra dağlar
      • 6.Mertebe@Sonra, o yolcu
      • 7.Mertebe@Sonra, seyahat
      • 8.Mertebe@Sonra o mütefekkir
      • 9.Mertebe@Sonra imanın
      • 10.Mertebe@Sonra, imanın
      • 11.Mertebe@Sonra kema
      • 12-13.Mertebe@Sonra, pür
      • 14-15.Mertebe@Sonra âlem
      • 16.Mertebe@Sonra o dünya
      • 17.Mertebe@Sonra, bu
      • 18.Mertebe@Sonra, bir
      • 19.Mertebe@Sonra, dünyaya
    • İkinci Bâb
      • Birinci menzil@Beraber gittiler
        • Birinci Hakikat
        • İkinci Hakikat
        • Üçüncü Hakikat
        • Dördüncü Hakikat
      • Ef'a ve Âsâr menzili@Sonra o sük
        • Birincisi
        • İkinci Hakikat
        • Üçüncü Hakikat
          • Birinci Sır
          • İkinci Sır
        • Dördüncü Hakikat
        • Beşinci Hakikat
      • Üçüncü menzil@Sonra, o
        • Birinci Hakikat
        • İkinci Hakikat
        • Üçüncü Hakikat
        • Dördüncü Hakikat
      • SUAL - CEVAB
      • 23.Söz'ün 1.Mebhasının 4 noktası@İmanda
        • Birinci Nokta
        • İkinci Nokta
        • Üçüncü Nokta
        • Dördüncü Nokta
      • 32.Söz'den 2.Noktanın 2.Mebhası@Otuzikinci
      • TAKRİZ
      • Ceylan'ın müdafaasıdır
    Âyet-ül Kübra - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Âyet-ül Kübra - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    der: Ya bir tek surenin mislini getiriniz veyahut dünyada ve âhirette helâket ve zilleti kabul ediniz." diye ilân ettiği halde o asrın muannid beligleri bir tek surenin mislini getirmekle kısa bir yol olan muarazayı bırakıp, uzun olan, can ve mallarını tehlikeye atan muharebe yolunu ihtiyar etmeleri isbat eder ki, o kısa yolda gitmek mümkün değildir.

    Hem Kur'anın dostları, Kur'ana benzemek ve taklid etmek şevkiyle ve düşmanları dahi Kur'ana mukabele ve tenkid etmek sevkiyle o vakitten beri yazdıkları ve yazılan ve telahuk-u efkâr ile terakki eden milyonlarla Arabî kitablar ortada geziyor. Hiçbirisinin ona yetişemediğini, hattâ en adî adam dahi dinlese, elbette diyecek: "Bu Kur'an, bunlara benzemez ve onların mertebesinde değil." Ya onların altında veya umumunun fevkinde olacak. Umumunun altında olduğunu dünyada hiçbir ferd, hiçbir kâfir, hattâ hiçbir ahmak diyemez. Demek mertebe-i belâgatı umumun fevkindedir.

    Hattâ bir adam

    سَبَّحَ لِلّٰهِ مَا فِى السَّموَاتِ وَالْاَرْضِ

    âyetini okudu. Dedi ki:

     /  
    219
    Kitap Ekle