Âyet-ül Kübra - Fihrist
- ÂYET-ÜL KÜBRA
- Mühim bir ihtar ve bir ifade-i meram
- Mukaddeme
- Âyet-ül Kübra
- 1.Mertebe@Evet bu
- 2.Mertebe@Sonra, dünya
- 3.Mertebe@Sonra o seyahat
- 4.Mertebe@Sonra o mütefekkir
- 5.Mertebe@Sonra dağlar
- 6.Mertebe@Sonra, o yolcu
- 7.Mertebe@Sonra, seyahat
- 8.Mertebe@Sonra o mütefekkir
- 9.Mertebe@Sonra imanın
- 10.Mertebe@Sonra, imanın
- 11.Mertebe@Sonra kema
- 12-13.Mertebe@Sonra, pür
- 14-15.Mertebe@Sonra âlem
- 16.Mertebe@Sonra o dünya
- 17.Mertebe@Sonra, bu
- 18.Mertebe@Sonra, bir
- 19.Mertebe@Sonra, dünyaya
- İkinci Bâb
Âyet-ül Kübra - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Âyet-ül Kübra - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
ve zeminin içinde, inkılabat-ı dâhiliyeden neş'et eden heyecanını ve gazabını ve hiddetini, çıkmalarıyla teskin ederek; zemin o dağların fışkırmasıyla ve menfeziyle teneffüs edip, zararlı olan sarsıntılardan ve zelzele-i muzırradan kurtulup, vazife-i devriyesinde sekenesinin istirahatlarını bozmuyor. Demek nasılki sefineleri sarsıntıdan vikaye ve müvazenelerini muhafaza için onların direkleri üstünde kurulmuş; öyle de dağlar, zemin sefinesine bu manada hazineli direkler olduklarını, Kur'an-ı Mu'ciz-ül Beyan
وَ الْجِبَالَ اَوْتَادًا ٭ وَاَلْقَيْنَا ف۪يهَا رَوَاسِىَ ٭ وَالْجِبَالَ اَرْسٰيهَا
gibi çok âyetlerle ferman ediyor.
Hem meselâ, dağların içinde zîhayata lâzım olan her nevi menba'lar, sular, madenler, maddeler, ilâçlar o kadar hakîmane ve müdebbirane ve kerimane ve ihtiyatkârane iddihar ve ihzar ve istif edilmiş ki; bilbedahe kudreti nihayetsiz bir Kadîr'in ve hikmeti nihayetsiz bir Hakîm'in hazineleri ve anbarları ve hizmetkârları olduklarını isbat ederler, diye anlar. Ve sahra ve dağların dağ kadar vazife ve hikmetlerinden bu iki cevhere sairlerini kıyas edip, dağların ve
وَ الْجِبَالَ اَوْتَادًا ٭ وَاَلْقَيْنَا ف۪يهَا رَوَاسِىَ ٭ وَالْجِبَالَ اَرْسٰيهَا
gibi çok âyetlerle ferman ediyor.
Hem meselâ, dağların içinde zîhayata lâzım olan her nevi menba'lar, sular, madenler, maddeler, ilâçlar o kadar hakîmane ve müdebbirane ve kerimane ve ihtiyatkârane iddihar ve ihzar ve istif edilmiş ki; bilbedahe kudreti nihayetsiz bir Kadîr'in ve hikmeti nihayetsiz bir Hakîm'in hazineleri ve anbarları ve hizmetkârları olduklarını isbat ederler, diye anlar. Ve sahra ve dağların dağ kadar vazife ve hikmetlerinden bu iki cevhere sairlerini kıyas edip, dağların ve
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi