Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
Âyet-ül Kübra
Âyet-ül Kübra - Fihrist
  • ÂYET-ÜL KÜBRA
  • Mühim bir ihtar ve bir ifade-i meram
  • Mukaddeme
  • Âyet-ül Kübra
    • 1.Mertebe@Evet bu
    • 2.Mertebe@Sonra, dünya
    • 3.Mertebe@Sonra o seyahat
    • 4.Mertebe@Sonra o mütefekkir
    • 5.Mertebe@Sonra dağlar
    • 6.Mertebe@Sonra, o yolcu
    • 7.Mertebe@Sonra, seyahat
    • 8.Mertebe@Sonra o mütefekkir
    • 9.Mertebe@Sonra imanın
    • 10.Mertebe@Sonra, imanın
    • 11.Mertebe@Sonra kema
    • 12-13.Mertebe@Sonra, pür
    • 14-15.Mertebe@Sonra âlem
    • 16.Mertebe@Sonra o dünya
    • 17.Mertebe@Sonra, bu
    • 18.Mertebe@Sonra, bir
    • 19.Mertebe@Sonra, dünyaya
  • İkinci Bâb
    • Birinci menzil@Beraber gittiler
      • Birinci Hakikat
      • İkinci Hakikat
      • Üçüncü Hakikat
      • Dördüncü Hakikat
    • Ef'a ve Âsâr menzili@Sonra o sük
      • Birincisi
      • İkinci Hakikat
      • Üçüncü Hakikat
        • Birinci Sır
        • İkinci Sır
      • Dördüncü Hakikat
      • Beşinci Hakikat
    • Üçüncü menzil@Sonra, o
      • Birinci Hakikat
      • İkinci Hakikat
      • Üçüncü Hakikat
      • Dördüncü Hakikat
    • SUAL - CEVAB
    • 23.Söz'ün 1.Mebhasının 4 noktası@İmanda
      • Birinci Nokta
      • İkinci Nokta
      • Üçüncü Nokta
      • Dördüncü Nokta
    • 32.Söz'den 2.Noktanın 2.Mebhası@Otuzikinci
    • TAKRİZ
    • Ceylan'ın müdafaasıdır
Âyet-ül Kübra - İşaretler

Henüz işaret eklenmedi

Âyet-ül Kübra - Notlar

Henüz not eklenmedi

  • Ara
  • Sayfaya git
  • Lügat göster/gizle
  • Kitap ekle
  • Kaydır
  • Fihrist
  • Geçmiş
  • Paylaş
  • Gece-Gündüz modu
  • Tefekkür aç/kapat
  • İşaretlerim
  • Notlarım
  • Toplama sistemi
  • Görüntülü sohbetler
  • Soru-cevaplar
  • Tarih dönüşümü
  • Yardım
  • Ayarlar
Mâlik burcunda birer güneş gibi tulû' ettiler. O karanlıklı insan âlemi içinde çok âlemler bulunan umumunu ışıklandırdılar, şenlendirdiler. Cehennemî haletleri dağıtıp, nuranî âhiret âleminden pencereler açıp o perişan insan dünyasına nurlar serptiler. Zerrat-ı kâinat adedince, "Elhamdülillah, Eşşükrülillah" dedim. Ve aynelyakîn gördüm ki; imanda manevî bir cennet ve dalalette manevî bir cehennem bu dünyada da vardır, yakînen bildim.

Sonra küre-i arzın âlemi göründü. O seyahat-ı hayaliyemde dine itaat etmeyen felsefenin karanlıklı kavanin-i ilmiyeleri, hayalime dehşetli bir âlem gösterdi. Yetmiş defa top güllesinden daha sür'atli hareketiyle, yirmibeş bin sene mesafeyi bir senede gezip devreden ve her vakit dağılmağa ve parçalanmaya müstaid ve içi zelzeleli, çok ihtiyar ve çok yaşlı Küre-i Arz içinde ve o dehşetli gemi üstünde kâinatın hadsiz boşluğunda seyahat eden bîçare nev'-i insan vaziyeti bana vahşetli bir karanlık içinde göründü. Başım döndü, gözüm karardı. Felsefenin gözlüğünü yere vurdum, kırdım.

 /  
219
Kitap Ekle