Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Âyet-ül Kübra
    Âyet-ül Kübra - Fihrist
    • ÂYET-ÜL KÜBRA
    • Mühim bir ihtar ve bir ifade-i meram
    • Mukaddeme
    • Âyet-ül Kübra
      • 1.Mertebe@Evet bu
      • 2.Mertebe@Sonra, dünya
      • 3.Mertebe@Sonra o seyahat
      • 4.Mertebe@Sonra o mütefekkir
      • 5.Mertebe@Sonra dağlar
      • 6.Mertebe@Sonra, o yolcu
      • 7.Mertebe@Sonra, seyahat
      • 8.Mertebe@Sonra o mütefekkir
      • 9.Mertebe@Sonra imanın
      • 10.Mertebe@Sonra, imanın
      • 11.Mertebe@Sonra kema
      • 12-13.Mertebe@Sonra, pür
      • 14-15.Mertebe@Sonra âlem
      • 16.Mertebe@Sonra o dünya
      • 17.Mertebe@Sonra, bu
      • 18.Mertebe@Sonra, bir
      • 19.Mertebe@Sonra, dünyaya
    • İkinci Bâb
      • Birinci menzil@Beraber gittiler
        • Birinci Hakikat
        • İkinci Hakikat
        • Üçüncü Hakikat
        • Dördüncü Hakikat
      • Ef'a ve Âsâr menzili@Sonra o sük
        • Birincisi
        • İkinci Hakikat
        • Üçüncü Hakikat
          • Birinci Sır
          • İkinci Sır
        • Dördüncü Hakikat
        • Beşinci Hakikat
      • Üçüncü menzil@Sonra, o
        • Birinci Hakikat
        • İkinci Hakikat
        • Üçüncü Hakikat
        • Dördüncü Hakikat
      • SUAL - CEVAB
      • 23.Söz'ün 1.Mebhasının 4 noktası@İmanda
        • Birinci Nokta
        • İkinci Nokta
        • Üçüncü Nokta
        • Dördüncü Nokta
      • 32.Söz'den 2.Noktanın 2.Mebhası@Otuzikinci
      • TAKRİZ
      • Ceylan'ın müdafaasıdır
    Âyet-ül Kübra - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Âyet-ül Kübra - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    Cennet'i gayet ciddî isteyen himmetleri ve fıtrî istidadları ve fıtrî had konulmayan, serbest bırakılan kuvveleri ve hadsiz maksadlara müteveccih ihtiyaçları ve za'f ve aczleriyle beraber hücumlarına maruz kaldıkları hadsiz musibet ve a'daları ile beraber gayet kısa bir ömür, her gün ve her saat ölüm endişesi altında, gayet dağdağalı bir hayat, yaşamak için gayet perişan bir maişet içinde kalbe, vicdana en elîm ve en müdhiş halet olan mütemadî zeval ve firak belasını çekmek içinde -ehl-i gaflet için zulümat-ı ebediye kapısı suretinde görülen- kabre ve mezaristana bakıyorlar. Birer birer ve taife taife o zulümat kuyusuna atılıyorlar.

    İşte bu insan âlemini bu zulümat içinde gördüğüm anda, kalb ve ruh ve aklımla, bütün letaif-i insaniyem, belki bütün zerrat-ı vücudum feryad ile ağlamağa hazır iken, birden Kur'an'dan gelen Nur ve kuvvet-i iman o dalalet gözlüğünü kırdı, kafama bir göz verdi. Gördüm ki:

    Cenab-ı Hakk'ın Âdil ismi Hakîm burcunda, Rahman ismi Kerim burcunda, Rahîm ismi Gafur burcunda -yani manasında-, Bâis ismi Vâris burcunda, Muhyî ismi Muhsin burcunda, Rab ismi

     /  
    219
    Kitap Ekle